Reflü şikayetiniz mi var

sağlık Yorum Yok »

REFLÜ ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR

 

 

         Reflü ( Reflux) kendi başına bir hastalık değildir. Reflü nedenleri arasında:

- Alkol,

- Sigara,

- Karaciğer yağlanması, şişmanlık,

- Yağ ve yağ asitleri,

- Sinir sistemine etki eden madde ve ilaçlar,

- Kalsiyum kanal bloker ilaçları

yer almaktadır. Ayrıca; Dar giysiler, kemer ve ani eğilme hareketleri de reflüye neden olmaktadır.

 

         Reflüde şikayetler arasında:

-         Mide ve yemek borusunda yanma,

-         Yutma zorluğu,

-         Göğüs ağrısı görülebilir.

 

Reflü tedavisinde yemek borusunda benek ve çizgi şeklinde lekelerin olduğu

durumlarda (I. ve II. Devre) asit azaltıcı ve asit giderici ( H2-rezeptor,

antazida) tedavi önerilmektedir. İleri derecelerdeki şikayetlerde ( III. Ve IV. Devre) ameliyat gerekebilir.

 

Reflünün başlangıç devrelerinde çörekotu yenerek şikayetler giderilebilir. İleri devrelerde ise diğer tedaviler sırasında da çörekotu yenebilir, çörekotu tedaviyle uyumsuzluk göstermez, iyileşmeyi hızlandırır.

 

Çörekotu bileşiminde bulunan proteinler mide asidini bağlayarak şikayetleri ortadan kaldırır, dokuları korur. Midenin boş olduğu kahvaltıdan iki saat sonra, öğle yemeğinden iki saat sonra ve yatmadan 30 dakika önce çörekotu yenmelidir. Mide ve yemek borusunda bir sorun varsa, vücut kendisini tamir etme fırsatı bulur.

 

Çörekotu yendiğinde şikayetler birkaç gün içerisinde ortadan kalkabilir. Vücudun kendisini tamir etmesi ve şikayetlerin tekrarlaması için uzun süre çörekotu yenmeye devam edilmesi önerilir.

 

 

 

Çörekotunun kullanımı konusunda bu blogdaki  Çörekotu nasıl yenmeli” makalesi okunabilir. 

 

 

 

Not:

1- Hamilelik döneminde çörekotu yenmesi tavsiye edilmez, hamile kalındığında çörekotu kullanımına son verilir, doğuma bir hafta kala çörekotu yemeye başlanır ve emzirme süresince devam edilir.

2- Öğütülmüş olarak satılan çörekotu kesinlikle yenmemelidir, kanser yapabilir.

3- Çörekotu doğal oranda yeterli miktarda omega-3 ihtiva eder, ilave olarak omega-3 takviyeli gıdalar yenmemelidir.

 

 

 

Kaynaklar:

1-Dr. Ahmet Toptaş, ÇÖREKOTU Tepeden tırnağa şifa deryası, Gonca Yayınevi, İstanbul 2008, ISBN: 978-9944-62-613-2,

 (0212) 5285076-5286005.

2-Tıp yayınları portalı  “ Pubmed”  sitesinde  “Nigella sativa” araması yapılırsa çörekotu konusunda bilimsel çalışmalara ulaşılabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tags: , , , , , , ,

Vajina akıntısı

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

 

Vajina Akıntısı

 

İltihaplanma, hormon dengesizliği, hamilelik, spiral, yabancı madde etkisi, temizlikte kullanılan maddelerin tahrişi nedeniyle görülen akıntıdır. Akıntı sulu veya koyu olabilir.

İltihaplanmanın idrar yollarına bulaşmaması  için “Yıkama tedavisi” uygulanabilir ( İdrar yolları iltihabında yıkama tedavisi yazısına bakınız).

 

Ballıbaba çiçeği oturma banyosu ve yıkama şeklinde kullanılmaktadır.

Ballıbaba çiçeği: 50 gr çiçek üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir, 10-15 dakika bekletilip süzülür. Sulu kısım vajina ve çevresini yıkamada kullanılır veya oturma banyosu yapılacak ılık suya ilave edilir. Günde birkaç defa yıkama veya oturma banyosu yapılır.

 

 

 

Kaynaklar:

1-     Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009, ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005.

2-     Dr. Ahmet Toptaş, ÇÖREKOTU Tepeden tırnağa şifa deryası, Gonca Yayınevi, İstanbul 2008, ISBN: 978-9944-62-613-2, (0212) 5285076-5286005.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tags: , , , , , , , , , ,

Çay nasıl demlenmeli

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

 

 

ÇAY NASIL DEMLENMELİ

 

         Çayın demlenme süresi tıbbi etkilerini belirler.

 

         Yeşil ve siyah çayın zindelik ve dinçlik gibi uyarıcı etkisinden yararlanmak için 5-8 dakika demlenip süzülerek yaprağından ayrılmalıdır. Bu şekilde kısa süre demlenen çayın uyarıcı etkisi fazladır, ayrıca tuz ( Elektrolit) kaybına neden olmadan idrar artışı da sağlar.

 

         Yeşil ve siyah çayın demlenme süresi arttıkça uyarıcı etkisi azalır, vücudu  zararlı maddelerden koruma ( Antioksidan) etkisi artar. Uzun süre demlenen çayın damar sertliğine etkisi daha olumludur.

 

         Arzu edilen etkiye göre çay demlenerek içilebilir.

 

Kullanım miktarı:

 Günde 3 defa 1 çay kaşığı siyah çay veya 3 defa yarım çay kaşığı yeşil çay.

 

Kullanım şekli:

Çay fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, kısa süreli demleme için 5-8 dakika, uzun süreli demleme için 15-20 dakika bekletilip süzülerek yaprağından ayrılır. Uzun süre demleme yapıldığında fazla miktarda tanen suya geçeceğinden hassas kişilerde mide şikayetlerine neden olabilir.

 

(Not: Çay ile ilgili diğer yazılara bakılabilir.)

 

 

 

Kaynaklar:

1-     Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin veriler BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca yayın evi, İstanbul 2009,

0212 5285076

2-     H.Schilcher, S. Kammerer, T. Wegener, Leitfaden Phytotherapie, Urban&Fischer, 3. auflage, 2007

 

 

 

Tags: , , , , , ,

Çörekotu yağının kullanımı

sağlık Yorum Yok »

ÇÖREKOTU YAĞININ KULLANIMI

 

         Çörekotu yağı cilt, saç bakımı ve gıda takviyesi olarak kullanılmaktadır.

 

         Deri ve cilt bakımında; Sivilce ( Akne), pullanma, döküntü, egzama, uçuk, mantar hastalıkları, yaralanmalar, ezik, parazit ve haşere sokmasında kullanılmaktadır.

 

         Çörekotu yağı saç, saçlı deri ve tırnak bakımında da kullanılmaktadır.

 

         Gıda takviyesi olarak içilen çörekotu yağı ilaç kalitesinde olmalıdır. Avrupa birliği ülkelerinde çörekotu yağına %42 oranına kadar diğer bitkisel yağlar kanunen katılabilmektedir. Amerikan standartlarında ise diğer yağların katılmasına izin verilmemektedir ( SASO 1333, GS 670).

 

         Amerikan ve Avrupa standartlarına göre içilecek çörekotu yağı;

 

-         Berrak olmalı, içerisinde bulanıklık veren maddeler bulunmamalıdır.

-         Altın sarısı renginde olmalıdır.

-         Tadı hoş ve lezzetli olmalıdır.

-         Kolay akıcı olmalıdır.

-         Peroksit sayısı 1 kg yağda en fazla 10 miliekivalent oksijen olmalıdır.

 

İçilecek çörekotu yağı konusunda çok titiz olunmalıdır. Üretim izni ve üreticisi bilinmeyen, özel ambalajında olmayan ve yukarıda verilen kaliteyi sağlamayan çörekotu yağı kesinlikle içilmemelidir, kanser yapabilir. İlaç kalitesinde olmayan çörekotu yağı sadece cilt ve saç bakımında haricen kullanılabilir.

 

Gıda desteği olarak çörekotu yağı ilaç kalitesinde ise içilebilir. Özel bir kullanım zorluğu yoksa yağı yerine çörekotu tohumu tercih edilmelidir. Çörekotu tohumunda 115 den fazla madde bulunmaktadır ve bunların hepsi vücut için önemlidir. Çörekotu yağında ise bu maddelerden çok azı bulunmaktadır.

 

 

Not:

1- Çörekotu yağı hamilelik döneminde içilmemelidir. Doğuma bir hafta kala başlanıp emzirme süresince içilirse anne ve çocuk sağlığı açısından çok faydalıdır ( Çörekotu tohumu tercih edilmelidir).

2-Çörekotu yağı doğal oranda yeterli miktarda omega-3 ihtiva eder, ilave olarak omega-3 takviyeli gıdalar yenmemelidir.

 

 

 

Kaynaklar:

1-Dr. Ahmet Toptaş, ÇÖREKOTU Tepeden tırnağa şifa deryası, Gonca Yayınevi, İstanbul 2008, ISBN: 978-9944-62-613-2,

 (0212) 5285076-5286005.

2-Tıp yayınları portalı  “ Pubmed”  sitesinde  “Nigella sativa” araması yapılırsa çörekotu konusunda bilimsel çalışmalara ulaşılabilir.

 

 

 

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Atkuyruğu taş, kum, ödem

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Dr. Ahmet Toptaş

ATKUYRUĞU

(Equisetum arvense L.)

 

Alman resmi gazetesinde 18.09.1986 tarihinde yayınlanarak ( Heftnummer:173, ATC-Code:C03FA) modern tıbbi tedavide kullanılmaya başlanmıştır.

Diğer ismi: Kırkkilit otu.

 

Bitki: Kuzey ve Doğu Anadolu, Avrupa ve kuzey yarım kürede benzer iklimdeki yerlerde yetişir. Yüksekliği 4-100 cm arasında olan çok yıllık otsu bir bitkidir, kökü 2 m derine kadar inebilir. Çiçeksiz bir bitkidir, sporla çoğalır. Birbirinden farklı ve aynı zamanda ortaya çıkmayan iki sürgünü vardır, birisi üreme sürgünü diğeri kısır sürgündür. Üreme sürgünü dallanmamıştır, açık kahve-kırmızımsı renktedir, kahverengi kozalak şeklinde üreme sporlarını taşır. Kısır sürgünler yeşil renklidir, içi boştur. Yapraklar çok küçük, pul biçiminde ve sivri uçludur.

 

İlaç etkili kısmı: Bitkinin yeşil renkli kısır sürgünleri kullanılır. Bileşiminde flavonoid (Quercetin-, kaempferolglikosid), az miktarda alkaloit (nikotin), potasyum klorür, alüminyum klorür ve %10 silisik asit bulunur.

 

Etkisi: Hafif idrar artırıcı etkisi vardır.

 

Kullanıldığı yerler: Dahilen: Darbe sonrası oluşan ve vücutta yerleşik su birikmesi (ödem). İdrar yollarının mikrobik ve iltihaplı hastalıklarında yıkama tedavisinde, Böbrek kum ve taşlarında. Haricen, zor iyileşen yaralarda kullanılır.

 

İstenmeyen Etkileri: Yok.

 

İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.

 

Kullanım miktarı: Dahilen ortalama günlük 6 gr kurutulmuş yeşil kısır sürgünler. Haricen kullanılan sargı için 1 litre suda 10 gr kurutulmuş yeşil kısır sürgünler.

 

Kullanım şekli: Dahilen yıkama tedavisi için kıyılmış 2 çay kaşığı (2 gr) yeşil kısır sürgün 150 ml kaynar suya ilave edilip 5-10 dakika kaynatılır, 15 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir. Günde 2-3 defa taze hazırlanan çayı yemek aralarında içilir. Kullanım sırasında günde 1,5-2 litre su içilmesi gerekir.

Haricen sargılarda kullanmak üzere 1 litre suda 10 gr kıyılmış yeşil kısır sürgün yukarıda belirtildiği gibi hazırlanarak kullanılır. Haricen banyo için her bir litre su için 2 gr hesaplanarak aynı şekilde hazırlanır.

 

Uyarı: Dahilen kullanımda günde 1,5-2 litre su içilmesi gerekir!

 

 

 

Kaynak:

Alman Kanunlarına Göre

Düzenlenip İzin Verilen

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Pratik Uygulamalar

Dr. Ahmet Toptaş

Gonca Yayınevi, İstanbul 2009

ISBN: 978-9944-790-31-4

0212 5285076-5286005

 

 

 

 

Tags: , , , , , ,

Yumuşak doku romatizması ve kas ağrısı

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Dr. Ahmet Toptaş

 

Yumuşak Doku Romatizması ve Kas Ağrıları

 

Bitkisel İlaçların Etki Şekilleri:

Esans (Eterik yağ, uçucu yağ) ihtiva eden bitkisel ilaçlar iltihaplanmayı önler, ağrı dindirici etki gösterir, dokuların kanlanmasını artırır. Bu grupta bahçe nanesi esansı, biberiye yaprağı, çam tomurcuğu, çam esansı, kâfur, ladin esansı, nane esansı, ökaliptüs esansı ve arıtılmış terebentin yer almaktadır.

Esans ihtiva eden bitkisel ilaçlar tarif edildiği şekilde uygulanırsa istenmeyen etkileri göz ardı edilebilecek kadar azdır. Ancak tıbbi kalitede olmayan, iyi muhafaza edilmemiş, üreticisi belli olmayan, üretim izni olmayan ürünler fayda yerine zarar verir.

Esanslar sıcaklık, ışık ve hava etkisiyle bozulurlar. Serin ortamda, ağzı kapalı olarak ve ışık görmeyecek şekilde muhafaza edilmelidir.

Hamilelik ve emzirme döneminde esans ihtiva eden bitkisel ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır. Bu konuda yeterli bilimsel çalışma olmadığı için emniyet tedbiri olarak kullanılması önerilmemektedir.

Uyarı: Esanslar çocukların yüzüne ve özellikle burnuna tutulmamalıdır, şok etkisiyle boğulma meydana gelebilir. Emzirme döneminde anne göğsüne ve göğüs çevresine esans ihtiva eden ilaçlar sürülmemelidir, çocuk zarar görür.

Ağrı dindirici olarak dağtütünü çiçeği, kavak tomurcuğu, söğüt kabuğu, kullanılmaktadır.

Dokuların kanlanmasını sağlamak için biberiye yaprağı, çam esansı, çayır çiçekleri, kâfur, ladin esansı, ökaliptüs esansı ve arıtılmış terebentin kullanılmaktadır.

Bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla çörekotu ve sarımsak kullanılabilir. Diğer destek tedavilerle şikayetler azaltılır. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi esas tedavidir. Belirtilen şekilde sarımsak 3 ay, çörekotu 8-10 ay kullanılır. Çörekotunun her yıl kullanılması genel sağlık açısından arzu edilen etkiler sağlar.

Bitkisel ilaçların bünyesinde çok sayıda madde olduğu için burada belirtilen etkilere ilave (sinerji) olumlu etkiler de beklenebilir.

 

Tedavi amacına göre aşağıda belirtilen bitkisel ilaçlardan bir veya birkaçı seçilerek birlikte kullanılabilir.

 

Bayırturpu: Dokulara kan akımını artırarak beslenmesini sağlar, mikrop öldürücü etkisi vardır. Uygulanacak alanın büyüklüğüne göre parmak kalınlığında bir tabaka ile kaplanacak miktarda bayır turpu rendelenir, ağrılı bölgeye yayılır, sargı beziyle sarılır 5 dakika tutulur. Rendelenmiş bayır turpu uzaklaştırılır, kızarmış bölgeye zeytinyağı sürülür. Bu uygulama günde bir defa veya gün aşırı yapılır ve en fazla 2-3 hafta süreyle uygulanır.

Biberiye yaprağı: Kanlanmayı artırarak dokuların beslenmesini destekler.

Banyo için: 50 gr dövülmüş veya öğütülmüş yaprak 1 litre kaynar su içinde kabın ağzı kapalı olarak 30 dakika demlenir, süzülerek banyo suyuna ilave edilir.

İlave olarak kâfur, ladin esansı ve nane esansı karışımından hazırlanan merhem kullanılabilir.

Çam Esansı: Dokuları kanlandırarak beslenmesini destekler hafif mikrop öldürücü etkisi vardır. % 10-15 esans ihtiva eden hazır ürünler ilgili bölgeye sürülerek kullanılır.

Hardal tohumu: Dokuları kanlandırarak beslenmesini sağlar. Sargı için: 4 yemek kaşığı öğütülmüş hardal tohumu ılık su ile lapa haline getirilip ilgili bölgeye sürülerek sarılır, sargı 15 dakika tutulur (çocuklarda 5-10 dakika). Hassas kişilerde süre kısaltılabilir. İlk uygulamada deri üzerinde 3 dakika tutulur, daha sonraki sargılarda süre uzatılarak derinin etkilenmesi gözlenir. Günde en fazla 4 defa uygulanır. 2 hafta süreyle kullanılabilir.

Kâfur: Dokularda kanlanmayı artırarak beslenmesini destekler. % 10-20 oranında kâfur ihtiva eden merhem şeklindeki hazır ürünler kullanılır. Biberiye yaprağı, nane esansı ve ökaliptüs esansı ile birlikte kullanılarak dokuların kanlanması artırılabilir, ağrı giderici etki sağlanır.

Ladin esansı: Dokuları kanlandırarak beslenmesini sağlar, hafif mikrop öldürücü etkisi vardır. % 10-15 oranında esans ihtiva eden ürünler ilgili bölgeye sürülerek uygulanır.

Nane esansı: Mikrop öldürücü ve serinleticidir. % 5-20 oranında esans ihtiva eden merhem şeklindeki hazır ürünleri kullanılır.

Ökaliptüs esansı: Dokuların kanlanmasını artırır, hafif kramp giderici etkisi vardır. % 5-20 oranında esans ihtiva eden merhem (veya yağda) halindeki hazır ürünleri sürülerek kullanılır. Kâfur ve terebentin (arıtılmış) birlikte kullanılarak etki artırılabilir.

Kâfur + Ökaliptüs esansı + Terebentin (arıtılmış) karışımı:

Dokuları kanlandırarak beslenmesini destekler ve mikrop öldürücü etki gösterir.

Örnek bir karışım şöyle olabilir:

Kâfur                         5 gr

Ökaliptüs esansı        10 gr

Terebentin (arıtımış)   10 gr

Ayçiçek yağı             75 gr

Bu karışım ilgili bölgeye günde birkaç defa sürülerek ovulur.

 

 

 

 

Sarımsak: Günde 4 gr sarımsak ( Diş), bir defada 1 gr olmak üzere 4 defada yenir. Sarımsak havanda dövüldükten sonra, 4-5 dakika havanda bekletilir, yoğurda veya yemeğe katılarak yenir.

Sarımsak kokusunu bastırmak için maydanoz yenir, kakule çiğnenir, naneli sakız veya şeker kullanılır. Eşinize kokuyorsa yemesini öneriniz.

 

 

Çörekotu: Günde toplam olarak 15 gr çörekotu yenir. Bu miktar 2 veya 3 e bölünerek yemeklerden 30 dakika önce öğütülüp, az suyla yenir. Rendelenmiş bir elma veya armuda öğütülmüş çörekotu katılarak da yenebilir. Şeker hastası olmayanlar, pratik olması açısından haftalık kullanım miktarını öğütüp bekletmeden tahin-pekmeze ( 100 gr yeni öğütülmüş çörekotu, 100-150 gr pekmez ve 200-250 gr tahine karıştırılabilir, kişiler tat algısına göre miktarlarda değişiklik yapılabilir) karıştırarak yiyebilirler. Dişleri sağlam olanlar çiğneyerek yerlerse diş eti bakımı da yapılmış olur.Öğütülmüş olarak hazır satılan çörekotu alınmamalıdır, çok zararlıdır.

 

Not: Çörekotu hamilelik döneminde yenmemelidir. Doğuma bir hafta kala başlanıp emzirme süresince yenirse anne ve çocuk sağlığı açısından çok faydalıdır.

Çörekotu yeterli miktarda omega-3 ihtiva eder, ilave olarak omega-3 takviyeli gıdalar yenmemelidir.

 

 

Kaynaklar:

1-     Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009, ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005.

2-     Dr. Ahmet Toptaş, ÇÖREKOTU Tepeden tırnağa şifa deryası, Gonca Yayınevi, İstanbul 2008, ISBN: 978-9944-62-613-2, (0212) 5285076-5286005.

 

 

 

 

 

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ladin ağacı romatizma, solunum yolları

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Dr. Ahmet Toptaş

LADİN AĞACI

(Picea abies (L.) KARSTEN ve/veya Abies alba MILLER)

         Alman resmi gazetesinde 15.10.1987 tarihinde yayınlanarak (Heftnummer:193, ATC-Code:R07AX) modern tıbbi tedavide kullanılmaya başlanmıştır.

Diğer ismi: Köknar

 

Bitki: Anadolu, Avrupa ve Kuzey Amerika’da yetişir. 50 m kadar yüksekliği olabilen, kışın yapraklarını dökmeyen iğne yapraklı bir ağaçtır. Koni biçimindedir, yukarı doğru incelir. Yaprakları koyu yeşil iğne şeklindedir. İlkbahardaki taze sürgünleri açıkyeşil renkli ve yumuşaktır.

 

İlaç etkili kısmı: İlkbaharda toplanan 10-15 cm uzunluğundaki taze sürgünleri (tomurcuğu) kullanılır. Bileşiminde: Esans (Bornylacetat, limonen, pinen, campfen vb.) bulunur.

 

Etkisi: Balgamı sulandırarak dışarı kolay atılmasını sağlar, mikrop öldürücü etkisi vardır, dokulardaki kanlanmayı artırır.

 

Kullanıldığı yerler:

Dahilen; solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılır.

Haricen; hafif kas ve sinir ağrılarına, romatizmaya karşı uygulanır.

 

Kullanılmaması gereken haller: Yok.

 

İstenmeyen Etkileri: Yok.

 

İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.

 

Kullanım miktarı:

 Dahilen; günlük ortalama kullanım miktarı 5-6 gr taze sürgün veya hazır ilaç.

Haricen; bir banyo için 200-300 gr taze sürgün.

 

Kullanım şekli:

 Çayı şöyle hazırlanır: 2 gr taze sürgün dövülür, bir fincana konur, fincana 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Günde 3 defa çayı taze hazırlanarak içilebilir.

Haricen banyo için: 200-300 gr taze sürgün dövülür, üzerine 2 litre kaynar su ilave edilir, ağzı kapalı kapta 10-15 dakika bekletilir, süzülerek banyo suyuna ilave edilir. Bu uygulamalar sadece ilkbaharda yapılabildiği için hazır ilaç daha kullanışlıdır.

 

Uyarı: Hamilelik ve emzirme döneminde kullanım için hekime danışılmalıdır.

 

 

 

 

Kaynak:

Alman Kanunlarına Göre

Düzenlenip İzin Verilen

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Pratik Uygulamalar

Dr. Ahmet Toptaş

Gonca Yayınevi, İstanbul 2009

ISBN: 978-9944-790-31-4

0212 5285076-5286005

 

Tags: , , , , , ,

Sporcu sağlığı, bağışıklık sistemi

sağlık, sporcu sağlığı Yorum Yok »

SPORCU SAĞLIĞI – 1

 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

 

 

         Bağışıklık sistemi dengelerinin sağlanmış olmasının sporcu sağlığı ve başarısındaki önemi bilinmektedir.

 

         Hazır yiyecek ve içeceklerdeki katkı maddeleri, kimyasal-sentetik ilaçların zararlı (Yan) etkileri, çevreden gelen zararlı maddeler, kimyasal-sentetik koku maddelerinin kanserojen etkileri ( Bu liste uzatılabilir.) bağışıklık sistemi dengelerini zorlamaktadır.

 

         Vücudu zararlı etkilerden korumak, bağışıklık sistemi dengelerini sağlamak çörekotu ile mümkün olabilmektedir. Çörekotunun hiçbir yan etkisi yoktur, aynı zamanda mükemmel bir gıda maddesidir. Küçük yaşlardan itibaren kullanılırsa daha iyi sonuçlar alınır.

 

         Düzenli olarak yılda 8-10 ay çörekotu yenmesiyle:

-         Bağışıklık sistemi dengeleri sağlanır,

-         Alerjik hastalıklar gelişmez,

-         Vücutta yenilenen hücreler sağlıklı olur,

-         Hormon ve enzim dengeleri normal olur,

-         Beyin ve sinirler sağlıklı çalışır,

-         Büyüme, gelişme normal seyreder,

-         Kalp, damar ve akciğerler sağlıklı çalışır, hücrelerin ihtiyaç duyduğu gerekli oksijen sağlanır,

-         Kaslar çok esnek kalır, eklemler korunur, yaralanmalar azalır,

-         Reaksiyon süresi kısalır, sporcu çevik ve atak olur,

-         Güçlü bir vücut psikolojik davranışları destekler, ruhsal sıkıntı ve stres azalır,

VE MİLLETLER ARASI SÜREKLİ BAŞARI BEKLENEBİLİR.

 

 

     Ayrıntılı bilgi için bu blogdaki  Çörekotu nasıl yenmeli” makalesi okunabilir.

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

Arslankuyruğu kalp, tiroit

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Dr. Ahmet Toptaş

ARSLANKUYRUĞU

(Leonurus cardiaca L.)

 

         Alman resmi gazetesinde 13.03.1986 tarihinde yayınlanarak ( Heftnummer:50) modern tıbbi tedavide kullanılmaya başlanmıştır.

Bitki: Anadolu ve Avrupa’da suni gübre kullanılmayan bölgelerde kolaylıkla yetişen çok yıllık bir bitkidir. Boyu 1-1,5 m yüksekliğindedir. Yaprakları saplı, 5-7 derin dişli, her iki yüzeyi kısa, sık tüylerle kaplıdır. Haziran - ağustos ayları arasında çiçeklenir, çiçekleri pembe, açık kırmızı veya koyu kırmızı renklidir.

 

İlaç etkili kısmı: Çiçeklenme döneminde toplanıp kurutulmuş toprak üstü kısımlarının tamamıdır. Bitki alkaloidler (stachydrin, betonicin), flavanoidler, acı madde glikosidleri, bufenolid ve % 5-9 tanen ihtiva eder.

 

Etkisi: Kalp çarpma sayısını hafif azaltır (negativ chronotrop), kan basıncını hafif düşürür ve sakinleştirici (sedativ) etkisi vardır.

 

Kullanıldığı yerler: Sinirsel kalp rahatsızlıklarında kullanılır. Tiroit bezinin aşırı çalışmasına bağlı kalp şikayetlerinde de destekleyici ve koruyucu olarak uygulanır.

 

Kullanılmaması gereken haller: Yok.

 

İstenmeyen Etkileri: Yok.

 

İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.

 

Kullanım miktarı: Ortalama günlük kullanım miktarı 4,5 gr kurutulmuş aslankuyruğu otudur.

 

Kullanım şekli: Hazır ilaç veya çay olarak kullanılır. İnce kıyılmış 1-2 çay kaşığı aslankuyruğu otu üzerine kaynar su (150 ml) ilave edilerek 10 dakika demlenir, süzülür, tatlandırmadan içilir. 2-4 hafta boyunca günde 2-3 defa çayı belirtildiği gibi hazırlanarak içilebilir. Çay soğuk da hazırlanabilir. Aslankuyruğu otu yukarıda verilen ölçülerde soğuk su içinde 12-24 saat bekletilir, süzüldükten sonra ılıtılarak tatlandırmadan içilebilir.

 

Kullanım süresi: 2-4 hafta.

 

 

Kaynak:

Alman Kanunlarına Göre

Düzenlenip İzin Verilen

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

Pratik Uygulamalar

Dr. Ahmet Toptaş

Gonca Yayınevi, İstanbul 2009

ISBN: 978-9944-790-31-4

0212 5285076-5286005

 

Tags: , , , , , , , , , ,

Yeşil çay, siyah çay

sağlık Yorum Yok »

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

 

 

YEŞİL ÇAY, SİYAH ÇAY

 

         Her iki çay da aynı çay yaprağından üretilir. Yeşil çayın üretiminde fermantasyon  ( Mayalanma) işlemi uygulanmadığı için maliyeti daha düşüktür.

 

         Fermantasyon işlemiyle çay yaprağının bileşiminde bulunan doğal maddeler değişime uğrar. Bu nedenle yeşil ve siyah çayın tıbbi etkileri farklılık gösterir.

 

         Yeşil çay fermantasyon işlemine tabii tutulmadığı için, çay yaprağının bileşiminde bulunan flavonol ve glikosidleriyle tanenler ( Kateşin grubu) değişime uğramamış halde korunmuş olur.

 

         Siyah çay daha ziyade vücutta meydana gelen zararlı maddelerin olumsuz etkilerinin giderilmesinde yardımcı olur ( Antioksidan). Yeşil çayda bu etkiye ilave olarak kanserden koruyucu özellik de bulunur. Her iki çayda da zindelik ve dinçlik veren uyarıcı özellik vardır.

 

         Bu uyarıcı etkiden; Ruhsal ve bedensel bitkinlik durumunda, sınav öncesi çalışmalarda ve bunama gibi hallerde yararlanılır.

 

         Her iki çay da halen gıda maddesi ve gıda desteği grubunda yer almasına rağmen, bilimsel çalışmalar ve pratik klinik birikimler nedeniyle Avrupa’da ilaç olarak kullanma yönünde yoğun çaba gösterilmektedir.

 

 

 

 

 

Kaynaklar:

1-     Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin veriler BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca yayın evi, İstanbul 2009,

0212 5285076

2-     H.Schilcher, S. Kammerer, T. Wegener, Leitfaden Phytotherapie, Urban&Fischer, 3. auflage, 2007

 

 

Tags: , , , , , , , ,
 

biber hapi Oyun wakame wakame wakame orjin moliva afrika mangosu ukash panax